Bir Japon'un gözüyle dünyanın merkezi” Orta Anadolu (2)

Bir Japon

Anadolu'yu anlatamaya başladı Omura bizlere… Bin yıldan fazla zamandır (ve hatta kimi tarihçilere göre, -Sümerlerin de Turanî bir kavim olma ihtimaliyle- 7 bin yıldır) üzerinde yaşadığımız ama ne yazık ki tam anlamıyla kıymetini henüz bilemediğimiz Ana

Özellikle de bizim yaşadığımız bölgeyi,

Kızılırmak Havzasını, Kızılırmak Yayı içerisinde kalan bölgeyi
Kendi deyimiyle “Kızılırmak Kavisi” içerisinde kalan bölgeyi,
Yani “bozkırı, boz toprağı” anlattı…
Üzerinde ancak arpa, buğday ekilen,
Yazları kurak ve sıcak
Kışları soğuk ve ayaz olan bizim topraklarımızı…

Eğer kazılar 5o sene daha devam edebilirse ulaşılabilecek tarih sayfalarının “Tunç Çağına” kadar gideceğinden bahsetti Omura…

Katman katman işlenen bu höyüklerin Osmanlı’dan Selçuklu’ya, Bizans’tan Friglere kadar ulaşan ve bölgeyi en verimli kullanan Hititlere kadar olan tarihinden bahsetti…

Ve tabi ki bugün bile hâlâ tam olarak kıymetini bilemediğimiz Kızılırmak’tan bahsetti…

“Nerede su var, orada medeniyet, yerleşim ve tarih var” diyor Omura Hoca…

Kızılırmak akıp giderken
Melül melül bakan gözlere çöp sokarcasına anlattı,
Kızılırmak’ın tarihte oynadığı gerçek rolü…
***
Dr. Sachihiro Omura, Anadolu’nun, özellikle de Orta Anadolu’nun tarihin başlangıç noktası olduğu gibi iddialı bir söz ederek, “Bu bölge dünyanın merkezidir” diyor. Ve ardından, Japon Prensi’nin 22 yaşındayken yaşadığı bir anıyı paylaşıyor:

“II. Dünya Savaşı sırasında yerle bir olan Japonya’nın neden mağlup olduğunu araştıran Prens, araştırmalarına Çin’de devam eder. Tekrar bitmiş olan ülkesine döndüğünde, Tokyo Üniversitesi’nden bir profesör, büyük bir cüret göstererek Prens’e ‘Siz okumuyorsunuz, bu yüzden kaybettik’ gibi sözler edince, Prens de ‘Ne okuyum?’ diye sorar. Profesörün cevabı nettir: ‘Tarih oku! Arkeoloji oku! Git, Ön Asya’yı araştır!!!’
Bunun üzerine yola çıkan Prens, hocadan aldığı bazı bilgiler neticesinde önce İsrail’de, ardından Suriye’de, Irak’ta, Mısır’da araştırmalar ve kazılar yapmaya, yaptırmaya başlar.
Ve sonunda Orta Anadolu’da da aynı kazılar ve araştırmalar yapılmaya başlar. Bu kazıların başladığı yıllar olan 1963’te Prof. Dr. Tahsin Özgüç ile Prens tanışırlar. Ve Japonların desteği bu yıldan itibaren Türkiye’ye yönelmeye başlar.”

“Kızılırmak Kavisi” içerisinde en az 2 bin kazı yapılması gereken nokta olduğunu belirtirken kendisinden o kadar emin ki Dr. Omura, bu bölgede en az 6-7 bin yıllık tarihe ışık tutacak bölge olduğunu kendisinden emin cümlelerle ifade ediyor. Bununla da kalmıyor, tüm Anadolu’da bu rakamın 20-25 binler civarında olduğunu belirtiyor.

Kaman’daki kazılara başlanmasının ilginç hikâyesini de şöyle anlatıyor Omura:
“80’lerin başında, Tahsin Hoca’nın Kayseri’de kazı yaptığı bir dönemde, Ankara-Kayseri arasında gidip gelirken benden Kaman’da bir kazı başlatmamı istedi. Çünkü Kaman, Ankara-Kayseri Yolu üzerinde ve bu bölge Tahsin Hoca’nın dikkatini çekmiş. Benden bu bölgeyi en az 25-30 yıl kazmamı istedi…” (Devamı Yarın)



1

HEMŞEHRİMİZDEN, TÜRK TARİHİNE ÖNEMLİ HİZMET

2

Ahilik Haftası “sessizce” kutlanıyor

3

Yahşihan Belediyesinden örnek “Türkçe” kararı

4

Kırıkkale’yi “görmeye değer”

5

Zaferin 949. yılında Kırıkkale de yerini aldı

6

Tarihi eser kaçakçılarına aman yok!

7

Çaşnigir yeniden ziyarete açıldı